

"Fark etmek nasıl var etmekse, yok etmektedir de"
Farkındalık “Şu anda ne yaşıyorum” sorusunu yanıtlamak için, kendi düşüncelerini, duygularını ve bedenini gözlemlenmesi yoluyla elde edilen zihinsel bir durum olarak tarif edilebilir.
Farkındalık dikkatinizi şu ana odaklamakla ilgilidir. Dikkatin şimdi ne hissettiğinize, ne düşündüğünüze, ne gördüğünüze, ne işittiğinize, bedeninizde neler hissettiğinize odaklanması farkındalık halidir.
Farkındalıkta dikkat yargısız bir şekilde kendine odaklanmaktadır. Düşünce, duygu ve bedensel duyumlar yargılanmadan ve anlık yaşantının olağan ve geçici parçaları olarak izlenmektedir.
Farkındalığın önemli bir özelliği, düşünce ve duygu gibi öznel deneyimlere kabullenmeyle yaklaşılmasıdır.
Farkındalıkta, düşünce ve duygular, reddedilmemekte, yargılanmamakta, bastırılmaya ya da onlardan kaçınılmaya çalışılmamaktadır.
Olumlu ya da olumsuz bütün anlık yaşantılar kabullenilmekte ve serbest bırakılmaktadır. Böylece endişe, üzüntü, kaygı, öfke gibi olumsuz yaşantılara karşı tolerans kapasitesi de artmaktadır.
Küçük Adımlar, Büyük Bağlar
“Fizikte volan (flywheel), dönmeye başladığında enerjiyi içinde tutan ve bu sayede hareketin daha dengeli ve sürdürülebilir olmasını sağlayan bir sistemdir. En zor kısım, volanı ilk kez harekete geçirmektir; başta ne kadar kuvvet uygularsan uygula, hızlanması zaman alır. Ancak her küçük itme, fark edilmeden birikir ve belli bir noktadan sonra volan artık kendi ivmesiyle dönmeye devam eder.”
İlişkiler de buna çok benzer. İlk adımlar genelde zor, mesafeli ve hatta biraz karşılıksız hissedilebilir. Küçük bir ilgi, zamanında atılmış bir mesaj ya da samimi bir dinleme çabası, ilk başta büyük bir etki yaratmayabilir. Ancak tıpkı volanda olduğu gibi, bu küçük ve tutarlı davranışlar zamanla birikir. Bir noktadan sonra ilişki kendi enerjisini üretmeye başlar; güven artar, iletişim daha doğal hale gelir ve bağ kurmak zorlayıcı olmaktan çıkar. Asıl farkı yaratan şey büyük jestler değil, o volanı her gün az da olsa döndürmeye devam etmektir.

