top of page

İle

Korkularını seveceksin önce.
Acısını daha tatmadan arzulayacaksın.
Üzerine yağarsa yağmur, “Ah, ıslandım!” demeyeceksin.
Ayağına en yakın çukurda biriken suya rızanla gireceksin.

Sevgiyi sordun bana:
“Ne bu sevgi sence?”

Diyemedim; tanısaydın sormazdın.
Demek daha var…

Yıllar önce okuduğun bir kitabı almıştın bana.
Tıpatıp aynısını.
Yazarı artık merhumlar listesinde olan bir kitabı.

Elime alır almaz sayfaları karıştırdım;
bir sağdan sola, bir soldan sağa.

Dedin ki:
“Ben bu kitabı üç kez okudum, yıl arayla.
İlkinde siyah tükenmez kalemle çizdim önemli bulduğum yerlerin altını.
İkinci kez okuduğumda maviyle çizdim.
Son okuduğumda ise şaşkınlıkla anlam veremedim
neden altlarını çizdiğime.”

Böyle sattın bir kitabı bana,
albenisi olmayan kapağından.

Okudum, bitirdim o kitabı;
altını kurşun kalemle çizerek.

Şimdi bir yıl gerek yeniden okumak için.
Ve bir yıl daha…
Kendimde anlamak ve anlamlandırmak adına.

 

24 Ocak 2026 - 00.51

bottom of page